Akıllı TV’ler geliyor!
24 Temmuz 2012
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), sayısal yayınların izleneceği cihazların teknik özelliklerini belirledi. Televizyon yayınlarında karasal sayısal yayın teknolojisine geçiş için geri sayım başladı.
Karasal sayısal yayıncılığa geçişte yayın kuruluşlarını ilgilendiren tüm altyapı yatırımlarına ve deneme yayınlarına ilişkin operasyonları bundan böyle Televizyon Yayıncıları Derneği üyesi ulusal televizyon kanalları tarafından kurulan verici tesis ve işletim şirketi yürütecek.
Şirketin kurulmasıyla birlikte, RTÜK tarafından karasal sayısal deneme yayını için tahsis edilen frekanslar üzerinden, İstanbul öncelikli olmak üzere kısa bir süre içerisinde DVBT-2 deneme yayınına başlanması bekleniyor.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından 2013 yılının başında gerçekleştirilecek frekans ihalesinin ardından karasal sayısal televizyon yayınları başlayacak.
Ulusal televizyon kanalları tarafından kurulan verici tesis ve işletim şirketi, ihaleden önce İstanbul’da karasal sayısal televizyon deneme yayınlarını başlatacak.
Bu sayede izleyiciler karasal sayısal televizyon yayınlarını frekans ihalesi öncesinde izleme olanağı bulabilecek.
Karasal sayısal yayınlar RTÜK tarafından özellikleri belirlenen televizyon alıcılarıyla izlenebilecek.
-Televizyon alırken dikkat
Sayısal TV alıcılarıyla ilgili piyasada bir karmaşa yaşanmaması ve tüketicilerin mağdur olmamaları için, üretici ve ithalatçı firmaların da katılımıyla gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda RTÜK tarafından karasal sayısal yayın alıcı gereksinimleri belirlendi ve kurumsal internet sitesinde yayımlandı.
Karasal sayısal yayınları izlemek için RTÜK’ün belirlediği özelliklere uygun televizyon cihazları gerekiyor. Piyasada veya evlerdeki mevcut televizyonlar ile karasal sayısal yayınları izleyebilmek için ”Set Top Box” adı verilen set üstü cihazlar kullanılabilecek. Tüketicilerin, RTÜK tarafından belirlenen özellikleri taşıdığı test edilerek onaylanmış ve üzerinde özel bir logo bulunan televizyon alıcılarını veya set üstü cihazları tercih etmeleri önem taşıyor.
RTÜK’ün kurumsal internet sitesinde ilan ettiği ”DVB-T2 Alıcı Gereksinimleri Dokümanı”nda belirlenen özelliklere göre üretilen ya da ithal edilen televizyon alıcı veya set üstü cihazları önümüzdeki aylarda kurulacak ve faaliyete geçecek test merkezinde test edilip onaylanarak özel bir logoyla işaretlenecek. İzleyiciler bu logoyu taşıyan cihazları edinerek sayısal yayınları alabilecek.
-Yayınlarda, görme ve işitme engellilere özel program
Karasal sayısal yayınların başlamasıyla birlikte görme ve işitme engellilerin televizyon yayınlarına erişimi de kolaylaşacak. RTÜK’ün özelliklerini belirlediği TV alıcıları, birden çok ses akışını alabilecek.
Böylece görme engelliler yayınlarda yer alan özel ses akışından yararlanabilecek. Aynı şekilde, TV alıcılarının işitme engelliler için alt yazı tercihlerine sahip olması öngörülüyor.
DVB Alt Yazı ve Teletext Alt Yazı zorunluluğu ile alıcılarda, ”normal” veya ”işitme engelliler” alt yazı tercihleri bulunacak. İşitme engelliler de TV yayınlarına kolaylıkla erişim sağlayabilecek. Ancak TV cihazlarının engellilere yönelik özelliklerinden yararlanılabilmesi için bu hizmetlerin yayın kuruluşları tarafından sunulması gerekiyor.
-İngilizce isteyene İngilizce, Türkçe isteyene Türkçe yayın
Alıcılar, ebeveyn denetim mekanizmalarını da destekleyecek. İzleyiciler, kanalların yayın akışlarında programların hangi koruyucu sembolle kodlandığına bakıp, çocuklara uygun olmayan kanal veya programları şifreleyebilecek.
Sayısal TV alıcılarında izleyiciler için birden fazla dilde ses yayını bulunacak. İzleyici bu dillerden birini tercih edebilecek, kanalların haftalık program akışını görebilecek. İstedikleri programları daha sonra izlemek üzere kodlayarak TV alıcısının hafızasına ya da harici hafızaya kaydedebilecek.
Alıcılar, HBB TV gereksinimlerine uyumlu olacak ve dileyen internete bağlanabilecek, video, interaktif reklam, kişiselleştirme, oylama, oyun ve sosyal ağlar gibi etkileşimli uygulamalara erişebilecek.
teknoloji
Plazma TV’ler 10′da bir fiyatına düştü!
16 Nisan 2012
Teknoloji devi Japonya’da plazma ekran televizyonlar ile kişisel bilgisayarların fiyatları, talep azlığından gün geçtikçe düşüyor.
Ekonomisine aldığı darbeler ile son zamanlarda gündeme gelen Japonya’da, televizyon ve bilgisayar pazarı da nasibini aldı. Plazma televizyon ve bilgisayar talebinin düşmesi üzerine satıcılar ürün fiyatlarında indirime gidiyor. Japon medyasında çıkan haberlere göre, bazı mağazalarda plazma televizyonlar 400 dolara kadar düştü.
Japonya’da anket kuruluşlarının verdiği bilgiye göre, ortalama 800 dolar olan plazma ekran televizyonların fiyatları bir sene içinde ani düşüş göstererek, ortalama 580 doları buldu. Böylelikle Japonya’daki plazma ekran televizyonların fiyatları 8 sene içinde 10′da bir fiyatına düştü.
Japonya’daki ekonomik durgunluktan kişisel bilgisayarlar da nasibini aldı. Bir sene önce piyasaya sürülen bir çok model, şu an yarı fiyatından satışa sunuluyor. Japon medyasına göre, birçok mağazada plazma ekran televizyonlar ile kişisel bilgisayarlar ilgisizlikten sergilenmek için birinci kattan ikinci kata taşındı. Uzmanlar, bu pazardaki durgunluğun yan sanayiyi etkilemesi halinde Japonya ekonomisinin derin yaralar alabileceğini söylüyor.
Kaynak Veteknoloji
Yeni HD TV alırken nelere dikkat etmeli?
15 Ocak 2012
HD TV satın alırken bunları atlamayın!
Yeni bir HD televizyon mu alacaksınız? Dikkat etmeniz gereken o kadar çok detay var ki…
Televizyon satın almak tüketici için her zaman meşakkatli bir alışveriş olmuştur. Eskiden çok daha kolay olan bu alışverişlerde bakılan yegane şey televizyonunun büyüklüğü ve markasıydı. Ancak şimdi eklenen binbir türlü özellik normal tüketicinin ve hatta konuyu iyice araştıranların bile kafasını karıştırabiliyor. Bir HD TV’nin iyi olarak nitelendirebilmesi için ne gibi özelliklerinin olması gerektiğini sizlere özetlemeye çalışalım.
Tabii ki bir televizyon aldığınızda en önemli şey görüntü kalitesi. Televizyonunuzu ilk açıtğınızda göreceğiniz bir kusur moralinizi alt üst etmeye yetebilir. HD TV’lerde en çok aranılan ve konuşulan özelliklerden biri şüphesiz kontrast oranı. Kontrast oranı bir televizyonun ne kadar karanlık ve ne kadar aydınlık olabileceğini gösteriyor. Yüksek kontrast oranı görüntüye boyut katarken gözlere de hoş gözüküyor.
Kontrasttan sonra ise renkler geliyor. Birçok HD televizyon kutudan ilk çıktığında doygun renklere sahip oluyor. Aslında önemli olan televizyonunuzun nasıl renk özelliklerine sahip olduğu değil, renklerinin ne kadar değişebildiği, yani televizyonunuzda renkleri doygun ya da doğru renkler olarak ayarlayabilmeniz oldukça önemli. Yeni televizyonların çoğunda ise renkleri kolayca ayarlayabileceğiniz birçok seçenek bulunuyor. Yine yeni alınacak birçok HD televizyonun 1080i çözünürlük desteği de bulunuyor.
3D, boyut ve fiyat…
HD televizyonları birbirlerinden ayıran bir başka şey ise özellikleri. Özellikle Netflix aboneliğiyle beraber gelen televizyonlar, evinizde Blu-ray oynatıcınız yoksa çok işinize yarayabilir. Netflix’le beraber televizyonunuzdan film kiralayıp rahatça izleyebiliyorsunuz.
Tabii ki en çok aranılan özelliklerden biri de 3D. Üç boyutlu içeriğin çoğalmasıyla beraber 3D HD televizyonlar artık tüketiciye daha da cazip geliyor. Ayrıca üç boyutlu özelliğe sahip televizyonların çoğunun da çok iyi resim kalitesi oluyor. Yani iyi görüntü kalitesi ararken zaten genelde baktığınız HD televizyonların çoğunun üç boyutlu özelliği olduğunu da görüyorsunuz.
Televizyon satın alırken dikkat etmeniz gereken bir başka özellik ise, televizyonunuzun görüntüyü yansıtıp yansıtmadığı. Aslında bu özellik için televizyonu nasıl bir odada kullanacağınızı, nereden nasıl ışık alacağını iyi kestirmeniz gerekiyor. Aksi halde karanlık görüntülerde ayna parlaklığında kendizi televizyondan seyredebilirsiniz.
Televizyonların kapalıyken bile görkemli olmasını sağlayan özellikleri ise boyutları. Aslına bakarsanız büyük bir televizyon küçük bir odada sorun teşkil edebilir. Bu yüzden oda sınırlarınızı göz önüne alarak seçebileceğiniz en büyük televizyonu tercih etmeniz gayet yeterli olacaktır.
Tabii bu özelliklerin hepsini bulmanız ideal televizyonunuzu seçtiğiniz anlamına gelmiyor. Hatta henüz araştırmanın yarısını yaptığınızı bile söyleyebiliriz, bundan sonra çok daha zorlu olan televizyonların fiyatlarının karşılaştırmaları geliyor…
Kaynak VeTeknoloji
Televizyon kumandaları tarih oluyor!
10 Nisan 2011
Parmağınızı oynatın, kanalı değiştirin
Yakın bir gelecekte piyasaya sürülecek televizyon larda kumanda olmayacak. İzleyici, TV’de kanal değiştirmek, ses açıp kapamak ve kanal ayarı yapmak için sadece elini kullanacak.
Hem yazılım hem de donanım olarak sürekli yenilenen televizyon teknolojisi ile yayınları kaydetmek, hava durumunu takip etmek, haber başlıklarını okumak gibi bir çok özellik kumandalara taşındı. Ancak bütün bu yeni özellikler beraberinde daha büyük ve üzerinde daha çok düğme bulunan kumandaları da getirdi.
Tom Cruise’un başrolünü oynadığı ve 2002 yılında vizyona giren ”Minority Report” filminden esinlenen teknolojide, televizyonun altına yerleştirilen harekete duyarlı bir kamera, parmak hareketlerini takip ederek tıpkı bir ‘bilgisayar mouse’u gibi izleyicinin verdiği komutları yerine getiriyor.
ABD’li GestureTek firması tarafından geliştirilen teknoloji, Japon oyun devi Nintendo’nun Wii serisi oyun konsolu için geliştirdiği hareket dedektörünün televizyona uyarlanmış hali gibi de değerlendiriliyor. Japonya’nın önde gelen teknoloji firmalarından Hitachi ile GestureTek, bir anlaşma imzalayarak el hareketi ile çalışan televizyonun prototipini yaptı.
televizyonun altına yerleştirilen ve önceden hareket komutları yüklenmiş kamera, karşısında bulunan kişinin yatay, dikey, içeri ve dışarı doğru olan el hareketlerini takip ediyor. Kameradaki yazılım, başka birinin el hareketlerinin komutları karıştırmasını da engelliyor. Teknoloji , Tüketici Elektroniği Birliği’nin bu yıl düzenlediği ”CES” fuarında gösterildi.
kaynak: bilgitekno.com
75 Yıllık Televizyon
10 Nisan 2011
Antika meraklıları için İngiltere’de 75 yıllık televizyon 19 Nisan’da satışa sunulacak. Üstelik televizyon hala çalışıyor.
26 Kasım 1936 tarihinde satın alınmış ve ülkedeki çalışan en eski televizyon olduğu iddia edilen 12 inç’lik (yaklaşık 30 cm) ekrana sahip siyah beyaz televizyon İngiltere’nin müzayede firmalarından Bonhams tarafından satışa sunuldu.
1936’da 99,15 İngiliz Sterlini’ne satın alınan televizyonun bugünkü değeri ile ilgili olarak Bonhams’ın tahmini, 3000 ile 5000 İngiliz Sterlini arasında…
O zamanki ekonomik koşullara göre ortalama bir İngiliz’in yaklaşık 6 aylık maaşına denk düşen ilk satış fiyatı oldukça pahalıymış.
Yanında orijinal faturası ve kullanma kılavuzu ile birlikte satışa sunulan televizyon için, uzmanlar sadece orijinal faturanın bile tek başına değerinin 3000 Sterlin’den (yaklaşık 7500 TL) fazla olduğunu söylüyorlar.
19 Nisan’da düzenlenecek açık arttırmada antika meraklıları televizyonun asıl değerini belirleyecek.
kaynak: trt haber
İpekten LED ekranlar, elektronik kitaplar geliyor
7 Mart 2011
Tayvanlı bilim adamlarının buluşundan sonra yeni LED ekranlar ve elektronik kitaplar, ipekten yapılabilecek.
İpek üretiminde kullanılan ipekböceği tarafından salgılanan bir proteinin daha iyi ve verimli çalışan LED ekranlar geliştirilebilmesini sağlayacağını belirten Tayvanlı bilim adamları, bu buluşun özellikle elektronik kitaplarda önemli kullanım alanı bulabileceğini kaydetti.
Tayvan’ın kuzeyindeki Hsinşu kentinde kurulu Ulusal Tsing Hua Üniversitesi araştırmacıları, transistörlerde ipek fibroin (ipekte ana madde olan, suda çözünmeyen ve ipliksi yapıda bir protein) kullanılmasının, LED ekran ve elektronik kağıdın daha etkin çalışmasını sağlayacağını belirtti.
Çalışmalarını “Advanced Materials” adlı Alman bilimsel dergisinde yayımlayan araştırmacılar, ipek fibroin kullanılan transistörlerde elektronik sinyallerin yaklaşık 20 kattan daha hızlı iletildiğinin altını çizdi.
Böylece elektronik kitabın sayfalarının daha hızlı çevrilebileceğini belirten Tayvanlı araştırmacılar, bu materyalin üç yıla kadar elektronik ürünlerde kullanıma hazır olabileceğini kaydetti.
Intel Wireless Display nedir?
2 Mart 2011
Intel Wireless Display ile bilgisayarınızdan televizyonunuza kablosuz olarak görüntü aktarabilirsiniz.
Bunun için uygun Intel teknolojisini taşıyan bir dizüstü bilgisayar ve bir TV adapörü kullanırsınız. Gereksinimleri tamamladığınız zaman, ev ağınızda herhangi bir yerden, adaptörün bağlı olduğu TV’ye kablosuz olarak görüntü aktarabilirsiniz. Örneğin adaptörü salondaki dev ekran LCD ya da Plazma TV’nize bağlayabilir, daha önce dizüstü bilgisayarınızdan gösterdiğiniz içeriği artık doğrudan bu büyük ekrana aktarabilirsiniz. Bu teknoloji dizüstü bilgisyarınızın bir ev sinema sistemine benzer yetenekler kazanması gibi düşünülebilir.
Intel Wireless Display’i kullanmak için (televizyonunuz ve TV adaptörü yanında) aşağıdaki gereksinimleri sağlamanız yeterlidir ki zaten güncel bir Intel tabanlı dizüstü sistemde bunları bulmanız büyük ihtimal olacak.
Uyumlu bir işlemci. Şunlardan biri olabilir: Intel® Core™ i7: 640M; 660LM; 640LM; 620M; 640LM; 690UM; 680UM; 660UM; 640UM; 620UM; 2820QM; 2720QM; 2620M; 2540M; 2520M; 2640LM; 2620LM; 2630UM; 2610UM; 2530UM, Intel® Core™ i5: 580M; 560M; 540M; 520M; 450M; 430M; 580UM; 560UM; 540UM; 520UM, Intel® Core™ i3: 370M; 350M; 330M
Uygun bir kablosuz ağ çözümü. Şunlardan biri olabilir: Intel® Centrino® Wireless-N 1000, Intel® Centrino® Advanced-N 6200, 6205, 6230 veya 1030, Intel® Centrino® Advanced-N + WiMAX 6250 veya 6150, Intel® Centrino® Ultimate-N 6300
Uygun yazılım. Intel My WiFi Teknolojisi ve Intel Wireless Display.
Windows 7 64 bit Home Premium, Ultimate ya da Professional, Windows 32 bit, Home Premium, Ultimate, Professional ya da Basic Edition
Seçiminizi yaparken işinizi kolaylaştıracak bir ipucu bu yanda gördüğünüz logo. Intel Wireless Display’i kullanmak için bu Intel WiDi (Wireless Display) logosunu arayın. Bu logoyu taşıyan aygıtlar Intel Wireless Display işlevini taşır ya da bu işlevle uyumludur.
Hani Plazma TV ölmüştü?
11 Şubat 2011
“Artık Plazma TV’lerin devri geçti” mi diyorsunuz? İsterseniz önce haberimizi okuyun, sonra deyin…
Plasma televizyonların iyi zamanlarının 2008′de Pioneer’dan sonra bittiği düşünülüyordu. 2008 yılında dünya çapında 15.1 milyon adet satan Plasma, 2009′da 14.8 milyona gerilemişti. Ancak 2010 yılında Panasonic, Samsung SDI ve LG gibi firmalar Plasma talebini karşılayamadıklarını açıkladı.
DisplaySearch’ün açıkladığı rakamlara göre; Plasma satışı 2010′un son çeyreğinde yüzde 9 artarak 5.2 milyona ulaştı, tüm yıl içerisinde ise 19. 1 milyona çıktı. Panasonic yüzde 40.7′lik oranla piyasanın lideri olurken onu yüzde 33.7′lik oranla Samsung SDI izledi. Üçüncü sırada bulunan LG’nin oranı ise hemen hemen aynıydı. Piyasadaki etkinliğini yüzde 0.2 oranında arttıran LG oranını yüzde 23.3′e yükseltebildi. Tabii LG’nin 2010 yılı içerisinde piyasaya çıkardığı Plasma sayısını yüzde 30 oranında arttırdığını da söyelememiz gerekiyor.
CHIP Online
Televizyon izlerken bunu yapıyor musunuz?
8 Şubat 2011
8 bin kişinin tam yüzde 86′sı televizyon seyrederken, aynı anda bakınne yapıyormuş…
Artık mobil cihazların da gelişmesiyle beraber insanlar yalnızca televizyon seyretmez oldu. Yahoo ve Nielsen’in 8 bin kişi arasında yaptığı araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 86′sı televizyon seyrederken mobil cihazlarıyla internette geziniyor.
Katılımcıların televizyonda bir şeyler izlerken mobil cihazlarıyla yaptıkları işlemler arasında rastgele Google’dan bir şeyler aratmak, Facebook’ta arkadaşların ne yapıp ettiğine bakmak ve son 15 saniyede birisi yeni bir tweet atmış mı diye Twitter’a bakmak bulunuyor. Katılımcıların yüzde 56′sı ise televizyon seyrederken ailesine, arkadaşlarına ya da sevgilisine mesaj çekiyor.
Ayrıca araştırmaya katılan kişilerin yüzde 20′sinin reklamlarda gördüğü bir ürünü Google’dan arattığını da söylersek, televizyon seyrederken mobil cihaz kullanımının reklamcılar için oldukça iyi olduğunu söyleyebiliriz.
LCD TV, LED TV, Plazma TV?
6 Şubat 2011
DisplaySearch firmasının küresel televizyon pazarına yönelik raporuna göre bakın geride kalan 2010 yılının son çeyreğinde neler olmuş?
Plazma televizyon satışları yıl bazlı %9′luk bir artışla rekor seviyeye erişmiş. Toplam satış adeti 5.2 milyon. Tüm 2010 yılı hasılatı ise 19.1 milyon adet.
Başta sektör hakimi olan Panasonic olmak üzere, Samsung SDI ve LG’nin de aralarında bulunduğu büyükbaşların hepsi tüm bu süre boyunca tam kapasite çalışmışlar. Ve buna karşın yine de tüm talepleri karşılayamamışlar.
Meraklılarının yakından bildiği üzere, bundan 3 sene önce, yani 2008 yılında, Pionerr firması plazma işine paydos edip, panel üretimini durdurduğunu açıklayınca neredeyse tüm sektörde plazmaların sonunun geldiği fikri hakim olmuştu. Ki zaten toplam satışlar da 2008 ve 2009 yıllarında 15 milyon dolayında seyretmişti.
Bununla beraber üretimine tam gaz devam eden Panasonic ise bu sayede geçtiğimiz yılı %40.7′lik bir pazar payı ile kapattı ve yıl bazlı ele alındığında da 2009 ile 2010 yılları arasında satış adetini %22, gelirini ise %4 oranında büyütmeyi başardı. Sektörün ikinci ismi olan Samsung SDI da yine aynı süre içerisinde satış adetini %37, gelirini ise %15 düzeyinde arttırmayı başararak geçtiğimiz yılı %2′lik bir artış ile %33.7′lik bir pazar payı ile kapattı. Plazma liginin üçüncü sırasındaki isim ise sırasıyla %30 ve %22′lik satış adeti ile gelir artışı yaşayan LG oldu. LG’nin pazar payı ise %23.3 olarak şekillendi.
Plazmalara olan bu talebin gerisinde yatan en önemli sebep, tüketicilerin aynı fiyata LED ve LCD TV’lere kıyasla daha büyük bir ekrana sahip olabilmeleri. Bununla beraber, plazmaların en önemli sorunları olan, ekran yapışması (yani bir kanaldan diğerine geçince iki kanaldaki görüntülerin kısa bir süreliğine pişti olması) ve ışık yansıması gibi problemleri de yeni nesil plazmalarda bildiğimiz gibi neredeyse yok denecek kadar azaldı. Tabii güç tüketiminin halen rakip teknolojilere ve özellikle de LED TV’lere kıyasla daha yüksek düzeyde seyrettiği de gerçek. Bununla beraber dediğimiz gibi fiyat/performans peşindeki kitle için epey uygun bir çözüm plazmalar.
Gerçi bana sorarsanız, yeni nesil plazmalar, örneğin Panasonic Viera Z1 -ki kendisi sadece 2.5cm kalınlığa sahip- sırf f/p bazında değil, başta açı derdimiz olmaması, siyah doygunlukları ve hareketli görüntü toleransları olmak üzere çoğu altbaşlıkta rakiplerinden daha alınabilir bir durumdalar. Kaldı ki artık ömürleri de 100,000 saati bile aşmış durumda.
Bu arada yine aynı araştırmaya göre, plazma panellerin 50-inç ve yukarısı segmentte pazar payı %40.8 gibi muazzam bir oran. Tabii ekran küçülüp, 40/42-inç’lere geriledikçe LCD fiyatlandırması ile başa çıkmakta zorlanan plazmalar, 32-inç ve altı sınıfta ise tamamıyla devre dışı kalıyor.
Velhasıl habere başlarken kafamda sadece plazmalarla ilgili bir yapılan bu araştırmayı aktarmak vardı ama madem bu kadar yazdık haftasonu sohbetimiz de bu olsun bari.
Sorumuzsa zaten başlıkta:
LCD TV mi, LED TV mi yoksa Plazma TV mi? Ve tabii ki neden?
kaynak pclabs
